Hamili Kart Yakinimdir-’Genç’ Arkadaşlara Öneriler
Hamili Kart Yakınimdir – ’Genç’ Arkadaşlara Öneriler
Sektörün geçmişi ve yaşım düşünüldüğünde uzun sayılabilecek bir dönemdir internet reklamcılığı alanında çalışıyorum. Bu süre zarfında bir çok proje için emek verdim, zaman harcadım, dirsek çürüttüm. Aslına bakarsınız “reklam, pazarlama alanında kendimi hem okullu hem de alaylı olarak görüyorum” diyebilirim.
‘Genç’ ( tırnak içinde genç) arkadaşlara, bu sektörde çalışmak isteyen, şu anda üniversitede okuyan ve bir şekilde bu sektörde, yani genel anlamıyla dijital tarafta çalışmak isteyen arkadaşlara bir dizi öneride bulunmak istiyorum, haddim olmayarak. Gerçi ‘genç’ arkadaşlara en fazla öneri sunulan sektör de bu sektör ya… Orası da ayrı bir durum.
Öncelikle iki atasözünü hatırlatarak başlamak istiyorum; bunlardan ilki ‘Körler sağırlar birbirini ağırlar‘ ve diğeri de “Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
İstanbul merkezli Türkiye internet sektörünü tanımlamak için kullanılacak en iyi sözlerin bu iki atasözü olduğunu düşünüyorum. İnfografiklere, sayılara ve şişirilmiş rakamlara ihtiyacınız olmadığını da belirteyim. Bu iki atasözünü hatırlamanız ve yola o şekilde çıkmanız yeterli olacaktır.
Nasıl mı?
Öyle bir sektör düşün ki; hayatında e-ticaret girişimi yapmamış, bir e-ticaret sitesi yönetmemiş hatta bir e-ticaret firmasında çalışmamış kişilerin, e-ticaret firmalarına ‘Danışmanlık’ verdiği, e-ticaret portallarında e- ticaret hakkında ahkam kestiği bir sektör.
Öyle bir sektör ki ; ‘Girişimcilik’ adı altında kişisel ‘cilalama’ seanslarının düzenlendiği herhangi bir alanda uzmanlığı olmayan kişilerin adlarının baş tarafına; girişimci, futurist, entrepreneur (girişimci) gibi sıfatlar eklediği bir sektör.
Öyle bir sektör ki; yabancıların deyimiyle ‘Networking’ yani iş ağının, çevresinin eski usul ‘hamili kart yakinimdire‘ dönüştüğü bir sektör.
İş yapanların değil çok konuşanların ve bu düzenden beslenenlerin, yani; Körlerin ve sağırların birbirini ağırladığı bir sektör.
Olmayan başarılara düzülen methiyelerin ve sahte alkışların havada uçuştuğu bir sektör. Yani; bilenle bilmeyenin karıştığı; koyunun ses çıkarmadığı yerde keçilerin Abdurrahman Çelebi’ye döndüğü bir sektör.
Arkadaşlar, kusura bakmayın ama yine ‘öğüt’ ve ‘nasihat’ ve ‘ öneri’ veremedim. Kendi tanımlamalarımı yaptım sadece. Öneri vermeyi de çok sevmiyorum hani biz daha yolun başındayken…
Ama şunu net olarak söyleyebilirim iş hayatınızda seçeceğiniz yol, bürüneceğiniz kimlikler bizim karakter izdüşümlerimiz oluyor genelde. Onun için endişe etmeyin neyseniz o oluyorsunuz yani
İnfografiklerim olmadığı için geçen hafta amsterdam’da çektiğim bir fotoğrafı paylaşıyorum sizinle körler ve sağırların organik bağlarını örneklendirir nitelikte. Bir comscore değil ama bence durumu özetliyor
Please TeLL ME A LIE!


Hahahah resim olayı bitirmiş zaten ne diyebilirim ki herşeyi özetlemişsin Ahmet’cim, ellerine sağlık